yine bir pazartesi.
ey sevgili asil gururlu ben!
şimdi senin için sendrom vakti.
çalışan tüm arkadaşlarına facebooktan, twitterdan ve diğer ilişki sağlayıcılardan "iyi haftalar" diledin ve karşılığında küfrü yedin. neden? neden, çünkü herkes çalışırken, sen evdesin, "bi yere, bişiy" yetiştirmeye çalışmıyorsun. oysa onlar, ah ah onlar...
oysa bilmiyorlar ki, sen de artık matik kartla maaşını edinmek, öğle yemeklerini şirketin verdiği fişlerle yemek, arada kahve molası vermek, maaş artışı hakkında söylentilere kulak kabartmak, biraz da dedikodu yapmak istiyorsun. e haliyle biraz da çalışmak tabi, çalışmadan bunlar olmaz.
demek ki neymiş?
her nerede yaşıyorsan yaşa ve ne yapıyorsan yap "pazartesi sendromu" denen şeyden kurtulamıyormuşsun.
ey sevgili çalışanlar;
umarım bundan sonra bana daha iyi davranırsınız.
tamam daha önce ben size pek iyi davranmamış olabilirim. evet tatilden, şezlongdan, uzun öğle yemeklernden, bir arkadaşla içilen kahvelerden sizi aradım. arayıp "a pardon canım, sen şu an işteydin değil mi?" diyerek sizi gıcık ettim, yapmadım demiyorum, yaptım. ama inanın çok pişmanım. sizin kıymetinizi bilememişim. bu memleketin, "sizin gayyur omuzlarınızda" yükseldiğini unutmuşum. şimdi gayyur omuzlarım sızlıyor, duyuyor musun?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder